“Kötüyüm”

 

shutterstock_69548194

Şu sıralar kötüyüm… Nedenini bilmiyorum. Sizinle öğreneceğim. Çünkü kötü hissettiğimde oturup yazarım ve ne olduğu sayfaların sonuna doğru çıkar. Bu duygunun kaynağının derinliğine göre sayfa sayısı artacaktır. Kötü hissediyorum. ‘Haksızlık’ kelimesi geliyor bu cümleyi yazarken aklıma. Kime haksızlık, neyin haksızlığı?.. Bilmiyorum ama merak etmeyin, çözeceğiz. Çözene kadar yazacağım. Baktık sayfalar dolmuş, sıkıldın okumaktan, bırakırsın beni okumayı. Zaten bir insan neden okur? Neden başka hayatları okuruz; kurgu olsun, gerçek olsun? Neden? Neden ben başka hayatlar için kahroluyorum kurgu olsun, gerçek olsun? Şu “kurgu” da neyin nesi, kurduğun da senin zihnindeki değil mi? Nasıl oluştu zihninde bu resim? Kötüyüm ya, aslında anlamlı ama kopuk kopuk cümleler savrulur içimde; bir savrulma ki hızlanır rüzgara dönüşür, tüm fikirlerimi bir araya toplar ne kadar ayrık olsalar da, birbirleriyle dev bir hortum oluştururlar. İşte en korkutucu andır benim için! Sonrasında dudaklarımdan dökülmeye başlarlar. O dökülüş ise, ne karmaşıklığı, ne şiddeti, ne hızı içerir… Sakin bir şekilde… “Kötüyüm” derim. Ve filmi geriye sarmaya başlarım. Hortum haline gelen düşünceler bir ağlama kriziyle dışarıya saçılır. Duygusu içime çöker hortumun. Hortumun duygusunu hiç düşündünüz mü?.. Tüm varlığın, ama hemen arkasından gelecek hiçliğin habercisidir hortum. Ağlama krizi ondan. Benim çoğu ağlamalarım mutluluktandı… “Neden” diye düşündüm, düşünmeye başladığım zamanlarda. Oysa “neden”, geleceği düşünmekte… Yaşanan mutluluğun gelecekteki kaybını düşünmekte… Ya gelecek geldiğinde ve gerçekten mutluluk yok olduğunda… Hiç bir an’a doyamadan?.. Aklımda geçip gitmiş bir trenin havada asılı kalmış ritmik sesi… İstasyonda ben. İndim mi trenden yoksa binemedim mi, ayırdında değilim. Ama sanki yanlış duraktayım. Sanki… Sanki bir önceki durakta indim. Sonraki tren içinse hiç vaktim yok. İstasyon ıssız, tek başımayım. Önce gördüm, sonra hissettim ki yapayalnızım. Zaman az, vakit dar. Vaktim mi yok? Ne için vaktim yok? Ben nereye yetişeceğim? Niye yalnızım? Nereye varmaya çalışıyorum? Yolculuğum nereye? Neden vaktim kalmadı? Bu vakit, ne zaman vardı? Vardı da bu boşluğa kadar vaktimin olmayacağını nasıl fark edemedim? Hortum dönüyor içinde tren ve sesiyle… Bir küçük çocuk. Tek bir sözcük seçmeye çalışıyorum onun için… Masum. Yenilmemiş hayata. Belki de yenik başladı, kim bilir… Çocuk zihnimde belirince giden tren sessizleşti. Bu sefer sesini de götürdü beraberinde… Onu bile bırakmadı bana. Aniden kör olduğumu anlıyorum. Aslında körmüşüm ben. Ses olmayınca fark ettim. Tüm bunlar zihnimin resimleri. İstasyonda mıyım? Hortum dönüyor ve bir el uzanmış. Bana mı? Yok! Kime? Neden ben görüyorum? Onun, ona uzattığı elin benim zihnimde işi ne. Yardım… Yardım etmeliyim heyecanı sarıyor içimi. Destek oldukça destek buluyorum hayata dayanmaya. Bir işaret bekliyorum… Neyin işareti olduğunu bilmiyorum. Aslında olduğum yerin doğru yer olduğunu gösterecek bir işaret. Daha önceleri bulduğum, beni rahatlatan işaretler… Derin düşünmeye engel olacak simgeler belki! İstiyorum, bana işaret gönder diye birisinden. O kim, işaret ne ve ne işe yarayacak beklediğim..? Tüm hayatım bana bırakılmış işaretleri toplamakla geçti. İşaret toplayıcısıyım. Yaşamımda oradan oraya savruluyor gibi gözükmem de bundan. Nereye bırakıldığını bilmediğim işaretlerimi arıyorum. Ne için kullanacağımı, kullanıp kullanmadığımı bilmeden… Nehirdeki taşların üstünden atlayarak suya şimdilik girmeden. Çünkü suya girdiğimde çıkmak istemeyeceğim artık. Serin, huzurlu bir şekilde bırakacağım o yumuşaklığa kendimi. Nerede, ne zaman?.. İşte, bir durak erken indim. Nehre daha vardı ve zamanım yok, bir an önce suya kavuşmak istiyorum.

SUNGAI CITUMANG 6.jpg

 

“Kötüyüm”” üzerine 22 yorum

  1. Arzu Göksu

    Senin bu ruh halin beni olumlu yönde etkiledi.Nedense bende karamsar ve beni ezen ruh halindeyim.Benim yalnız olmadığım duygusu iyi geldi.Bu arada senin hayatı özümseyerek ve kendine birikim yaparak yaşama temponda aksama var diye düşünüyorum.Bu durum geçici bir süreç ve sen bu dönemdende elin boş çıkmıycaksın.

    Liked by 1 kişi

    1. Aslında evet ben varım, ruh halim var, koşullar var, çevre var… Ama en çok yeni bir deneme var. Şimdiye kadar yapmadığım ve aslında çok daha fazla bana uygun olan. Geliştirebilirsem zaten boş çıkmamış olacağım. Yaz bitsin tekrar sohbetlerimize başlayalım.

      Beğen

  2. Hayat mı kötü , yoksa bizler mi?
    Yoksa istediklerimizi vermeyen başka insanlar mı?

    Hislerim hep kuvvetli, öngörülerim hep doğru oldu sanırım yaşımın bana verdiği tek güzel şey de bu oldu. Kötü olacağını hissettiğim her şeyden uzak durdum ama hayat böyle işte. Bizlere sormuyor. Çalınan kapıyı açtığımızda bir daha kapatsak da nafile. Artık kapının ardında ne var biliyorsun.

    Sonra Arzu Hanım’ın yaptığını yapıp başkalarının karamsarlığı bize umut veriyor, yalnız değiliz diye mutlu oluyoruz.

    Bir önceki yazında daha iyi olacağım demiştiniz. Sanırım daha zaman var.

    İstasyonlardan ve duraklardan uzak durun böyle zamanlarda.
    Bir de eski bir satranç hocam her turnuvada tavsiye ederdi. Asla sözlü müzik dinleme hayaller yüzünden yaratıcılığın biter.
    Müziklerden de uzak durun 🙂 🙂

    Karamsarlığınıza şaka yapayım dedim ama en kötüsü de karamsarken yapılan saçma şakalardır değil mi ?

    Lütfen karamsar olmayınız Burçak Hanım, böyle bir hakkınız olsa da , size pek yakışmıyor.

    “İyiyim” yazılarınızı okumak dileğiyle…

    Liked by 2 people

    1. Kör olmasak, o istasyonlarda yalnız olmadığımızı göreceğiz. Göreceğiz de, yalnız olmamak neye yarayabilecek ki! O duygunun yanı sıra bir de başkaları için kahrolacağız. Her duygu yazdırabilirmiş. İyi olmamak da güzeldir. Ama bu daha çok benden çıkan duygularla bir deneme, bir tarz farklılığı… Bu yazıyı beğenmem tüm duyguları aştı.

      Liked by 1 kişi

  3. Erhan Lülleci

    Burçak,öncelikle bu bence gayet güzel bir deneme yazısı olmuş yazıdan çıkarabildiğim amacın fiziksel yorgunluğunun ki bu dönemde 2 işte çalışıyorsun eşine işinde destek oluyorsun uyku dinlenme kendine zaman ayırma konusunda bayağı sıkıntın var bu fiziksel yorgunluk sonucunda duygusal dışavurum veya iç dünyanda karışıklık birazcık depresif durumlar hissetmen gayet normal aslında çok akıllısın bundan bile beslenip bir deneme yazısı çıkarabiliyorsun üzülme lütfen geçici durum ve senin yazarlık kabiliyetini daha da besliyor bardağın dolu tarafından bakalım. yazına gelirsek amacını yukarıda da yazdığım gibi kestirebiliyorum beden ve zihin yorgunluğu sonucunda duygusal boşalma bunu da yazarak bizlerle paylaşmak istedin ve çevrenden belki de işaret derken manevi destek ve takdir de beklemektesin bu seni hayata karşı daha dayanıklı hale getiriyor önce mutsuzsun sonra duygu, hortum ,ağlama sonra istasyon sonra ben körmüşüm meğer demen ve sakin bir liman araman bulunca da bırakmayacağım ve bir an önce rahata ermek istemen gibi bunlar anahtar kelimeler ve kavramlar yazında ve hepsi de birbirleriyle bağlantılı aslında senin duygu zemininde, anlatma biçimini sevdim kendin üzerinden yalın ve örnekler vererek anlatman entereran olmuş bana adını şimdi hatırlayamadığım yazarı Pınar Kürolan bir kitabı hatırlattın. Burçak dinlendirici ve eğlendirici birazcık da öğretici bir yazı olmuş ben keyif aldım yüreğine sağlık yine naçizane yazının içeriğinde bahsettiğin gelecek korkunla ilgili bir not belirteceğim, kim olduğunu şimdi hatırlayamadığım bir felsefeci derki ‘mutsuz olmak istiyorsan geçmişi, endişelenmek istiyorsan geleceği, mutlu olmak istiyorsan şu anı düşün’ diyor.yüreğine sağlık yazar kardeşim….not2 .müzik güzeldi….

    Liked by 1 kişi

    1. Sevgili arkadaşım fiziksel yorgunluğum da duygusal yoğunluğum da hep kendi seçimlerimin sonucu. Benim 1. tekil şahıs olarak yazdığım bir deneme; kahramanı ben, yazarı ben… İlk kıvılcım benden, gerisi kalemimden… Böyle yazdırabilecekse, on dakikada duygular kelimelere dökülebilecekse, neyse bu halim geçmesin lütfen. Uykuysa uykusuz kalayım, yorgunluksa yıkılayım…sonuç bir mutluluğa ermekse razıyım.

      Beğen

  4. Onur

    Burçak Hanım selamlar,

    Şu an nasıl hissediyorsunuz bilemiyorum? Ya da hangi hislerle yazdınız? Bence çok önemi yok.
    İniş çıkış hep var olacak.
    Yazıyı tamamen bunlardan bağımsız okudum ve değerlendiriyorum.
    Nedense çok yüksek tempoyla başlayan ve biten bir film izler gibi hissettim.
    Hiç de sıkılmadım, müthiş bir duygu trafiği ve bilinmezlikle dolu harika bir iş çıkmış ortaya.
    Yaratıcılık hız kesmeden devam ediyor. Bu özgün yazı için en içten şekilde tebrik ederim.
    Sizi seviyoruz 🙂

    Liked by 2 people

  5. Füsun Demirci

    Burçak’cım yazını soluksuz okudum .Ruh halin bana kızıma doğuma giderken halimi anımsattı. Bir arada olmaması gereken ama bir arada olan bir sürü duygu düşünce. Emin ol sonu güzel olacak.

    Liked by 1 kişi

    1. Masaya yaklaşıyordum, içim garipti ama olumsuzluğun çoğu kalemden çıktı. Ayrıca bu bilinç akışını denemek istedim. Sonrasında, editörüm bunun izlenimci bir tarz olduğunu söylediğinde; bir zamanlar okuduğumuz, hatta hatırlamadığımız sözlerine nazaran, Virginia Woolf’un bende bıraktığı etki olduğunu fark ettim. Kitapları sadece sözle okumuyormuşuz, içimize siniyormuş.

      Liked by 1 kişi

  6. Muzaffer

    Burçak hanımefendi yazınızı hızlı bir şekilde mecburen okudum mecburen derken bu sizin yazınızda akışkan bir dil kullanmanızdan kaynaklanan bir durum, bence çok güzel bir durum. sıkıcı olmayan,paragraflar arası hızlı ve sağlıklı bir geçiş sağlayan bir durum bence ,sonra yorumları da okudum sanırım yazanlar sizi tanıyan ve kalben seven dostlarınız ne mutlu size diyelim,oysa ben sizi şahsen tanımayan sadece yazılarınızı takip etmeye çalışan bir okur olarak ilk anda yazınızı okuduğumda yazınızda çok güçlü bir şekilde hem mental olarak yorgun,hemde fiziksel olarak yorgun sakin bir liman arayan bir insanı çok güçlü bir şekilde tasvir ettiğinizi düşündüm ama yorumlara bakınca o insanın siz olduğuna karar verdim, olsun sonuçta bu yazıda bence yalın ama vurgulayıcı bir dil kullanılarak yapılan gerek ruhen gerek zihnen yorgun bir insanın güclü bir tasviri var,ve bunu yaparken soyut örnekler vererek yazınızı daha değerli hale getiriyorsunuz farklı bir deneme yazısı olmuş ben enterasan buldum. Ellerinize ,beyninize ,ruhunuza sağlık….

    Liked by 1 kişi

    1. Çok haklısınız Muzaffer Bey, yorumları yapan arkadaşlar beni tanıdıkları için ve ben hep iyimser sonuçlu yazılar yazdığım için, benim psikolojik durumum üstünde daha çok durdular. Oysa ki bu yazıyı bir yazar yazmış olsaydı, yazarın durumunu değil yazıyı düşünecektik. Bu durum da, “daha yazar olmaya var” anlamımı içeriyor, irdelemek lazım 😀 . Bu yazıdaki kahramanda yorgunluktan başka bir çok duygu olabilir ki, en çok vermek istediğim; geldiği noktadaki şaşkınlıktı. Geçip giden zamanın ayırdına varmanın bir parça hayıflanması, seçimler… Ama dediğim gibi daha yazmam lazım çok çok, kendimi daha iyi ifade edebilmek için.
      Size sonsuz teşekkürler, yorumlarınız bana ayna oluyor.

      Liked by 1 kişi

  7. Diler Ercan

    Güzel Arkadaşım,
    Bir süredir yazamadım sana. Ancak bu yazını görünce bu ruh hali, yeni bir şeylerin geleceği sancısından olmalı diye düşündüm ve birkaç satır yazmak istedim. Çünkü ben de mutlulukların değil, acıların ve sıkıntıların değişim ve gelişimde büyük rol oynadığını düşünenlerdenim. Sıkıntılar, uyarıcılarımız oluyor hayatta ve bu uyarıcılara ihtiyacımız oluyor bence. Kim ister sıkıntıyı ? Ama sıkıntı işarettir belki de.
    Bence trenden bir durak erken inmiş olsan da en azından bir durak erken indiğini biliyorsun 😉
    Ayrıca uçakla da gidebilirsin gideceğin yere ama sen de biliyorsun ki tren kadar keyif vermez.
    Eline sağlık canım, gönlüm hep seninle.

    Diler

    Liked by 1 kişi

  8. Iyk… 😦 Geçti mi? Daha iyi oldun mu? Yazını şimdi okudum. Ben de bir süredir başka bir boyuttayım nitekim. Çıkmak için çırpınıyorum. Ama ben de biliyorum ki bu sıkıntılı süreç büyük değişimlere, güzel gelişimlere gebe. Bak aklıma bir söz geldi, şimdi uydurdum: “Güzel günler göreceğiz çocuklar, güneşli günler göreceğiz.” 😀 Artık daha az güneşli günlere geçiş yapsak daha iyi olacağız belki de. Ruhumuz buharlaştı. Sevgiler Burçak ❤

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s