yansıma

rain

Gözlerimi açtığımda, tam neresi olduğunu algılayamadığım bir mekan ve kaybolmuşum gibi bir ruh hali içindeydim. Alınamamış uykunun ve trenin yeknesak hareketinin verdiği rehavetle kapattığım gözlerimi, yine tam alamadığım uyku mahmurluğu ile açmış, çevremi görmeden önce o güzel temiz kokuyu içime çekmiştim. Başımı hafifçe sola çevirip, uygun olmayan uyuyakalma şeklimden acımaya başlamış boynum için ufak çevirme hareketimi yaparken gördüm, sol çaprazımda oturan ve beni uyandıran kokunun sahibini. Gençliğimde çok şey yüklediğim sakallara sahip, uzun saçı ve kırmızı ekoseli gömleği ile karşımda oturan, yirmibeş bilemediniz otuz yaşlarındaki adam ve elleri arasında bir kitap… Her şeyden soyutlanmış kitabını okumaktaydı. Yirmili yaşlarımdayken, bir adamı çekici bulmam için gereken tüm özelikleri yüklediğim simgeleri taşımaktaydı. En başta düğmeleri açık bırakılmış kırmızı ekoseli gömleği!… İçinde siyah tişörtü, kot pantolonu, askerin ekmek çantası ama benim gençliğimin solculuk simgesi, sakalları, uzun saçı, düzgün parmakları ve kucağında bir kitap… Tüm bunların ötesinde ise mis gibi bir temizlik kokusu… Ya ayakkabıları!… Küf yeşili süet. Rahatsız etmeden baktım, anlık, kısacık; bir fotoğraf makinasının deklanjörüne basarak kareyi ölümsüzleştirecek kadar ancak… Kısacık o andan hemen sonra başımı ve bakışlarımı sağa, tren camının penceresine çevirdim. Yağan yağmurun tren camında akan damlalarına vuran şehrin ışığında kendimi gördüm, o yirmili yaşlarını çok geride bırakmış beni. Gözüm, başımı koyuş pozisyonu nedeniyle havaya kalkmış saç lüleme takıldı. Çok da belli etmeden düzeltmeye çalıştım. Hafifçe elimi yukarı kaldırıp camdaki yansımamın verdiği yanlış yönlendirmeyi aşmak için parmaklarımla bir iki hareketle buldum. Tek elimle, sakince indirmeye çalıştım asi saçımı. Yatmıyordu bir türlü, bir iki daha denedim, fark edilecek hareketler yapmaya çekindim. Saçıma yoğunlaşan ilgimi, başımı oynatmadan indirdiğim gözlerimle üzerime çevirdim. Şöyle bir toparlandım. İş yerinin giymeye zorladığı formanın alışılmış sıkkınlığı üzerime yapışmıştı, tüm günün yorgunluğu da kırışıklıklardaydı. Zorlu geçen haftanın son günü ayaklarımın rahat etmesi için seçtiğim ayakkabılar görünmesin diye ayaklarımı koltuğun altına saklamaya çabaladım. Uyurken çantamı kavramış elime baktım; ne zaman bu kadar kırışmıştı… Kendime bakınmayı bırakıp tekrar camın dışındaki manzaraya sığınmak istedim, o beni çeken kokuya inat. Cam ise acımasızca yüzümü daha belirgin gösterdi bu sefer, ya düşüncelerimin ya da havanın kararmasından dolayı. Böyle miydim yirmilerimde, onun yaşlarında?! Ayaklarım koltuğun altına doğru çekilmiş, ellerim çantanın yanına saklanmış, düzeltilememiş dalgalı saçım, cama yansıyan umutsuz yüzümle  çantamdaki kitabı çıkartıp okumak gibi bir eşeylem yerine yokolmayı seçtim. Evet evet!… O an, oracıkta, hiç var olmamış gibi yok olmak, pof diye!.. Çevremi gözlemledim yanlış bir yerde yakalanmış birinin ürkekliğiyle. Yanlış bir yerde, yanlış bir zamanda yakalamıştım kendimi ve bir türlü saklanamıyordum kendimden. Kimse görüyor muydu beni? Var mıydım şu an burada? Kimsenin aslında kimseyi göremediğini fark ettim garip bir iç huzuruyla. Bakmıyordu bile insanlar ki görsünler beni. Rahatlamalıydım azıcık. Yine geçmişe gitti düşüncelerim, yirmili otuzlu yaşlarımın kimseyi görmeyen hafifliğine. Kendimle mutluluğuma, var olmanın heyecanına, gelecekte değişip değişmeyeceğini aklına bile getirmeyen bana…

videoblocks-rain-water-drops-on-car-window-in-rainy-night-with-blurred-night-city-traffic-as-background_bw7-dwdhf_thumbnail-small01.jpg

Hafifçe doğruldu, sakince kitabın sayfasını çevirirken, ben de çok ani bir hareketle kafamı çevirdim cama doğru. Dışarıya baktım, kendimi geçip şehrin hızla geride kalan ışıklarına.

Yok olmamıştım…

Gülümsedim camdaki yansımama. Beni anlayan gözlerle cevap verdi o da bana.

Sakince sola çevirdim başımı.

Yok olmuştu…

 

Reklamlar

yansıma” üzerine 20 yorum

  1. Serap Tezesen

    Sevgili Burçak hanım
    Bugun sizi düşündüm. Yazilariniza herhalde vakitsizlikten ara verdi dedim kendi kendime.Akşam ise surpriz oldu bana Artik. 6.his mi yoksa başka birsey mi bilemedim.yine her zamanki gibi akıcı ve bir sonraki adimi merak ettiren guzellikte olmus.emeginize sağlık

    Liked by 2 people

  2. Nergiz

    Burçağım, can arkadaşım… Nasılda özlemişim kalemini. O kadar güzel yazmışsın ki yine doğal, içten… İnsan senin duygunda kaybolup gidiyor tıpkı yazındaki gibi.
    Hep söylüyorum ve söyleyeceğim; sen benim ” iyikim”sin…💜
    Kalemine melekler konsun canım benim. 😇🤗

    Liked by 2 people

  3. Özlemek!
    Neden özler ki kişi, özlem ne demek sonra?
    Tanıyıp bilmediğin kişiyse özlenen, nasıl açıklamalı bunu?
    Yazılanlar mıdır seni çeken,
    …orada o yazılar arasında seni mi anlatır bazı satırlar?
    Niye özleriz ki bazı kişileri?
    Neden yazılanlar etkiler bizi,
    bizi anlatmıyorsa?..

    Özlemek ne demek,
    …yokluğunu hissetmek mi ne?
    Ama güzel be,
    .., özlemek çok güzel…
    Merhaba!
    🙂

    Liked by 2 people

  4. Erhan LÜLLECİ

    Burçak, canım kardeşim, yazıların kardeşimden mektup almışım gibi hissettiriyor ve beni çok mutlu ediyor ve bir kere daha anladım ki seni var eden ,seni en iyi ifade eden yazıların kaleminden mürekkep hiç tükenmesin. Burçak nefis bir gözlem yazısı yazarın 2 besin kaynağından (hayal gücü ve gözlemleri) biri olan gözlemlerini son derece çok iyi kullanıyorsun, bazı yazılarında hayal gücün daha üstün bazılarında gözlemlerin ve bazı ifadelerin kendi düşüncelerimi de anlatıyor buda beni çok mutlu ediyor sanki hazıra konuyorum .Kimse kimseye bakmıyordu ama ben nedense herkesin bana baktığını hissederdim gibi aynı duyguları tren vb araçlarda bende hissederim ve etrafımda temiz insanlar hemen dikkatimi çeker vb. Burçak yazının girişinde uykunun yeterince alınamamış olması bana direk sabah erkenden işe gitmeyii hatırlatıyor ama ilerledikçe günün yorgunluğu ve üniformanın üzerine yapışması ve zor günün sonu gibi ifadeler kullanman iş den çıkışı anlatıyor ve bu durum bana bir an kavram çatışması yaşattı bilirsin ki yazılarını 2 kere dikkatli okumaya çalışırım ve seni ve yazılarını max. anlamaya çalışırım bir şey kaçırırsam üzülürüm.Tren içindeki olay yeri ve kişileri anlatımın çok güzel olmuş ister istemez o sahnenin içindesin, eylemler yine birbirleriyle yumuşak geçiş halinde ama bence bu yazının devamı olmamalı çünkü bağ bırakılmamış sadece seyahat sırasındaki bir anın fotoğraflanması .Burçak ,beynine ,ruhuna ve kalemine sağlık ,lütfen arayı açmayalım ……

    Liked by 1 kişi

    1. Sevgili Erhan,
      Çok dikkatli okuman beni mutlu ediyor. Bu tahliller ile ister istemez yön çiziyor insan. Yumuşak görünüşlü ama inatçı yapımı eleştirilerinizle kurabilirim ki bu da yazmanın hiç düşünmediğim avantajı, bana kattığı artı değer. Çok teşekkürler…

      Beğen

  5. Muzaffer

    Sevgili Burçak hanımefendi yine bizi merak içinde bıraktınız yazılarınızı keyifle okuyan bir insan olarak, umarım artık daha sık yazılarınızı okuruz yine heyecanla yazınıza başlayıp ve bitirdim .Burçak hanım sizi tanımıyorum daha doğrusu birbirimizi tanımıyoruz bloq unuzu tesadüfen buldum ve bir yazınıza takıldım ve arkası geldi belkide yazdıklarınızda kendimide buldum, değilmiki ortak noktalar insanları kaynaştırır bir araya getirir. Bence bu yazınız da geçmişe özlem ve yaşlanmayan ruhun tezahürü, yazar bence yazısında duyguları ,hisleri ,özlemlerimi umutları olanın her yaşta genç olduğunu beden yaş alsa bile ruhun her daim genç kaldığını ve ruhun başta sevgi olmak üzere çok şeyden beslendiğini anlatmak istemiş ve yazar son olarak bizi genç tutanın duygularımız olduğunu ifade ediyor bence ,belki bunu nereden çıkardınız diyeceksiniz, yazar bu yazıda beni de biraz anlatmış onun için cümlelerinizden farklı anlamlar çıkarmaya başladım bu soyut bir resmi herkesin farklı yorumlaması gibi bir şey, Olay yeri anlatımı harika 3 boyutlu gibi kendinizi sahnede buluyorsunuz şimdi anladım ki siz yazılarınızı yazarken yazdığınızı yaşıyorsunuz içinizde ,onun için başarılı şekilde bloq unu za aktarıyorsunuz ve bu duygu geçişi bize okurlarınıza da yansıyor .Burçak hanım beyninize ,ruhunuza ve kaleminize sağlık kalem ve defteriniz her daim varolsun…..

    Liked by 2 people

    1. Evet çok haklısınız, ruh hep aynı, beden değişiyor ve zaman zaman içinde bulunduğu bedeni dış gözle görüyor, iç barışını kaybediyor. İç barışın adı huzur… Huzur en temel gereksinim ruhumuz için. Çok teşekkür ederim, Muzaffer Bey.

      Liked by 1 kişi

  6. Eskiye götürdün beni Sevgili Burçak. Ağızda kalan o nefis tat, burunda kalan o güzel koku, parmaklatın unutmadıgı bi yumuşaklıga. Gençlik denen o çağ belki de iki gün öncesi.
    Seni okumayı özlemişiz.
    Sen hep yaz bırakma olur mu….

    Liked by 1 kişi

  7. Onur

    Burçak hanım merhaba,

    Çok dokunaklı bir yazı. Hissedilen olgunluğu, hızla geçip gitmiş yılları, pismanliklari, keşkeleri, sevinçleri, acı tatlı tecrübeleri ve fiziksel gerilemenin insanı düşüncelere itmesini anlayabiliyorum. Sizden çok küçüğüm ama bu yaşta dahi. Bazen bir aynaya bakış bile yetebiliyor. Cok beğendim yazınızı. Kitabınızda da başarılar dilerim. Zamanınızi epey alıyor, farkındayım.
    Teşekkürler, tebrikler, sevgiler 🙂

    Liked by 2 people

      1. Onur

        Tamamen içten yazıyorum 🙂 Zaten öteki türlü yazmanın bir anlamı olmaz. Bu sene Ege turu yapsak muhakkak ziyaret ederdik ama yurtdışı planlaması yaptık sonra. Kalpler bir olsun 🙂

        Liked by 1 kişi

        1. Sevgili Onur içten olduğuna eminim hem de çok ama sizleri gördükten sonra sevgimin çok artması gibi senin de bana objektifliğin bozulmuş olabilir mi? Yani arkadaşım olarak çok beğenmen gayet normal de! Ben arkadaşlarım ne yapsa beğenirim. Ne zaman isterseniz bekliyorum, yaz kış. Sevgilerimle

          Beğen

  8. cok hoş ..
    gecişler, anlatim, hissettirdikleri
    ve sonu..
    ellerine saglik olsun+ hep ve hep daha çoğu olsun ki okuyabilelim keyifle ❤

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s